Polikistik Over Saç Dökülmesi Nasıl Durur?

Polikistik Over Saç Dökülmesi Nasıl Durur
Polikistik overe bağlı saç dökülmesinin nasıl önüne geçerim? – Ne yazık ki polikistik over sendromuna bağlı saç dökülmelerinde ve aşırı kıllanmada yan etkilerine ve akciğere pıhtı atma, meme kanseri risklerine rağmen hala doğum kontrol hapları verilmektedir.

  1. Bu haplar uzun süreli ve kalıcı bir çözüm sağlamadığı için polikistik overe bağlı saç dökülmelerinde ve aşırı hirsutismde kullanılmamalıdır Saç kaybını ve aşırı kıllanmayı azaltmak için ilk olarak bir endokrinolog ve diyetisyen kontrolünde kilo vermek ve insülin direncinizi azaltmanız gerekir.
  2. Bu sayede yumurtalıklardan üretilen testesteron miktarı azaldığı gibi, karaciğerden üretilen bazı proteinlerin artması sayesinde kanda dolaşan serbest testesteron formları da azalır.

Finasteride FDA onayı alan birkaç saç kaybı tedavisinden biridir. Testesteron, dihidro-testesterona 5-alpha-redüktaz isimli bir enzim tarafından dönüştürülür ve bu hormon saçlarımızın dökülme, istenmeyen tüylerimizin büyüme sebebidir. Finasteride bu enzimi etkisiz hale getirir ve dihidro-testesteron hormonu ciddi oranda azalır.

Polikistik over sendromu saç döker mi?

Polikistik over sendromunda, kanda androjen adı verilen hormonların artışına bağlı olarak ciltte sivilcelenme, yağlanma, saç dökülmesi ve tüylenme gibi belirtileri vardır.

Polikistik over nasıl yenerim?

Polikistik Over Tedavisi | Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Polikistik Over Saç Dökülmesi Nasıl Durur PCOS tedavisinde genellikle ilaçtan önce yaşam tarzı değişikliği önerilmektedir. Vücut ağırlığının yüzde 5-10’unu bile vermek adet düzenine olumlu etki göstermektedir. Ayrıca kilo vermek kolesterol seviyelerini ve insülin seviyesini düşürür, diyabet ve kalp hastalığı risklerini azaltır.

Düşük karbonhidrat içerikli ve düşük glisemik indeksli diyetler insülin direncini kırmakta daha etkilidir. Tedavide diyetin yanında spor da önerilmektedir. PCOS’u kökten tedavi edecek bir ilaç tedavisi olmamakla birlikte, doğum kontrol hapları adet döngüsünün düzenini sağlamakta ve kıllanma artışı, sivilcelenme gibi istenmeyen belirtiler üzerinde etkili olmaktadır.

Metformin türü ilaçlar da insülin seviyelerini düzenleyerek PCOS hastalarında olumlu etki göstermektedir. : Polikistik Over Tedavisi | Yeditepe Üniversitesi Hastanesi

Saçların dökülmesine engellemek için ne yapılabilir?

Saçlarınızı her gün yıkamayın Saçlarınızı her gün ve fazla sıcak suyla yıkamayın. Bunun yerine günaşırı, ılık ve fazla basınçlı olmayan suyla yıkayın, saç tipinize uygun bir şampuan kullanın. Her yıkamada 2 kereden fazla şampuan veya sabun kullanmayın. Şampuanlama sırasında ise saç derisine hafifçe masaj yapın.

Polikistik over cinsel ilişkiyi etkiler mi?

Polikistik Over Sendromu : ( Stein-Leventhal Sendromu) Kadınlarda en sık rastlanan hormon bozukluğu polikistik over sendromudur. Polikistik over sendromu kronik bir yumurtlama bozukluğudur ve yumurtlamanın neden bozulduğu tam olarak aydınlatılabilmiş değildir.

  1. Günümüzde bu kesin olarak aydınlatılamayan sendromun nedenleri arasında en sık suçlananı genetik özelliklerdir.
  2. Ancak beslenme alışkanlıkları aşırı kilo alımı ve egzersiz yapmama gibi dışsal faktörler de olayda tetikleyici durumdadır.Buhastalığı daha iyi anlayabilmek için normal bir adet döngüsünün nasıl işlediğini bilmek gerekir; Normalde bir kız çocuğu dünyaya her iki yumurtalığında bulunan yaklaşık 500.000 yumurta hücresiyle dünyaya gelir.

Ergenlik çağına kadar bu yumurta hücreleri istirahat halinde bekler. Ergenlikte artmaya başlayan hormonların etkisiyle, daha doğru bir anlatımla beyinden yumurtlamayı sağlayıcı hormonların üretildiği bölgenin olgunlaşmasıyla gelişim sürecine girer ve her ay yumurtalıkların içindeki 20-40 kadar yumurta gelişmeye başlar.

Bu yumurta hücreleri yumurtalıklarda içi su dolu minik keseciklerin (follikül) içerisinde bulunmaktadır. Bu yumurtalardan bir tanesi dominans kazanır ve diğer yumurtaların büyümesini engeller. (Böylece çoğul gebelik engellenmiş olur).Belirli bir büyüklük ve olgunluğa erişen yumurta yine beyinden salınan bazı hormonların etkisiyle içinde bulunduğu su keseciğinin çatlamasıyla dışarı atılır ve yumurtlama gerçekleşir.

Polikistik over sendromunda ise yumurtalıklar normalde olması gereken boyutundan daha büyüktür ve içerisindeki yumurtaları barındıran minik su keseciklerinin (follikül) sayısı çok fazladır ve fazla sayıdaki yumurtalar yeteri kadar büyüyemez, içlerinden bir tanesi gelişip çatlaması gerekirken hiç biri yeterli olgunluğa ulaşamaz, çatlama, dolayısıyla yumurtlama gerçekleşmez.

Buna bağlı olarak adet gecikmeleri kaçınılmaz olur.Her ay olması gereken yumurta büyümesi ve çatlama birkaç ayda bir gerçekleşebilir ve yumurtlamanın olmadığı dönemlerde de gebelik oluşması mümkün değildir. Dolasıyla infertilite (kısırlık) sorunu ortaya çıkabilir. Yumurta hücresi gelişimini sürdürürken follikül içindeki hücrelerde hormon yapımı süregelmektedir.

Normal gelişmekte olan bir yumurta hücresinde ilk basamakta öncelikle erkeklik hormonu olarak bilinen androjen hormonu üretilir. Beyinden gelen bazı hormonların etkisiyle follikül içerisinde androjen hormonu kadınlık hormonu olarak bilinen östrojen hormonuna, çok azmiktarda da testesteron hormonuna dönüşür.

  1. Polikistik over sendromunda ise yumurta sayısı çok fazla olduğu için çok bol miktarda androjen hormonu üretilir ve bunların çoğunun yumurtalık içinde östrojene dönüşümü gerçekleşemez.
  2. Yeterimiktarda östrojen hormonu üretilmesine rağmen yine de androjen oranı östrojenden daha fazladır.
  3. Bunların bir kısmı da testerona dönüşür.

Dolayısıyla yumurtalıkta üretim androjen hormonu lehinedir ve buna bağlı olarak erkek tipi kilo artışı ve kıllanma söz konusu olur. Yukarıda bahsedilen androjen-östrojen hormon dönüşümü sağlıklı bir yumurtlama için çok önemli bir koşuldur ve bu dönüşümün bozulması yumurtlamanın olmasını engeller.

  1. Dönüşümün sürekli bozuk olması kronik bir yumurtlama bozukluğunun ortaya çıkmasına neden olur.
  2. Özetle polikistik over sendromunu, yumurtalık içinde var olan ortamın androjen hakimiyetinde olmasına indirgeyebiliriz.
  3. Hastalığın bulguları tipik olarak puberte ile başlar.
  4. Hastalık genelde adet düzensizliği, sivilce, yağlı cilt, tüylenmede artış, infertilite (kısırlık), ve kilo artışı gibi belirtiler verir.

PKO her kadında farklı seyreden bir durumdur. En sık rastlanılan şikayet ergenlik çağından itibaren adet düzensizlikleridir.Bu düzensizlik genellikle adet gecikmeleri şeklindedir. Zaman zaman amenore yani hiç adet görmeme olabilir. Gecikmeyi takiben görülen kanama genelde fazla miktarda ve uzun süreli olur.

  1. Sonraki dönemde yıllar içersinde giderek artan erkek tipi kıllanma (hirsutism) izlenir.
  2. Adında “erkek tipi kıl bölgeleri” olarak kabul edilen üst dudak üzeri, çene kemiği üzeri ve yanaklar, göğüs kafesi üzeri bölge ve göbek çevresi, kasık ile göbek arasındaki orta hat, bacakların iç yüzleri, sırt ve kalça gibi bölgelerde kıllanma oluşması durumunda “tüylenme” veya tıbbi adıyla hirsutizm söz konusudur.

Pubis (genital) bölgede kıllanma ergenliğe geçişin ilk belirtisidir ve kıllanması erken (8 yaş öncesinde) başlayan kız çocuklarında ileride polikistik over sendromu gelişme olasılığı yüksek bulunmaktadır. Daha önceleri çenede ve dudak üzerindeki tek tük, ince olan tüyler giderek kalınlaşır ve sayı olarak artarak estetik bir problem yaratır.

  1. Tüylenme sorunu nedeniyle doktora başvuran kadınların %15-40’ında temel sorun Polikistik over sendromudur.Yine Polikistik over sendromu tanısı almış kadınların %80’inin tüylenme yakınması olduğu görülmektedir.
  2. Genetik özelliklere bağlı olarak bazı kadınlarda kollarda ve bacaklarda ince kalın ve koyu renkli kıllar olabilmekte ve bu durumlarda kadınlar muhtemel bir hormonal bozukluk endişesiyle doktora başvurabilmektedirler.

Hipertrikozis olarak bilinen bu durum bazen yanlışlıkla PKO sanılabilmekte ve kadının gereksiz tıbbi tanı ve tedavi işlemlerine tabi tutulmasına neden olmaktadır. Bu tür durumlarda çoğu zaman gereksiz yere yapılan hormonal incelemeler normal sonuçlanmakta ve epilasyon ile kıl köklerinin alınması dışında kalan tedavi yöntemleri sonuç vermemektedir.

  • Ayrıca yaşla birlikte vücut kıllarının (özellikle yüz bölgesinde) bazı kadınlarda artma eğiliminde olduğu bilinmektedir.
  • Yine dudak üstü bıyık bölgesinde görülen hafif bir bıyık ve meme başında görülen tek tük kıllanma bölgeleri çoğu zaman kalıtsal olan durumlardır.
  • Polikistik over sendromunda sık görülen diğer bir bulgu obezitedir, insülin hormonu metabolizmasıyla olan yakın ilgisi nedeniyle şişmanlama eğilimi yaratan bir durumdur.

Polikistik over sendromu olan kadınlar kolay kilo almaktan ve zor kilo vermekten yakınırlar. Kilo sorunu çoğu durumda özellikle göbek kısmındadır (“android” yani erkek tipi obezite). Polikistik over sendromunda kanda artan erkeklik hormonları sivilcelenme (akne)sorununa neden olabilir.

  1. Çoğu durumda tüylenmeyle beraber olan bu sorun genellikle ergenlik döneminde kendini göstermeye başlar.Yine yağlı cilt ve uzun süren ve başa çıkılması zor kepek sorunu görülebilir.
  2. Cilt sorunlarının şiddeti adet döngüsü boyunca değişme eğilimindedir ve adet kanamasının başlamasıyla kanda östrojen hormonunun düşmesi ve testosteron hormonu hakimiyetinin artmasıyla cilt sorunlarının şiddetlenmesi sık görülen bir durumdur.

Acanthosis Nigricans (Akantoz): Çok ciddi bir cilt belirtisidir ve genellikle insülin direncine, yani şeker hastalığı veya şeker hastalığı eğilimine işaret eder. Koltukaltlarında, boyunda, kasıklarda,dirseklerde, meme altlarında veya cildin herhangi bir bölgesinde görülen bu lekeler gri-kahve renkli olup, adeta o bölge kirliymiş ve silince veya keselenince leke kaybolacakmış izlenimi verir.

Genellikle kilolu olan kadınlarda görülen ve aslında bir şeker hastalığı belirtisi olan bu durum özellikle diğer temel belirtilerin varlığında polikistik over sendromuna işaret edebilir. Polikistik over sendromunda kanda erkeklik hormonu seviyesini artıran bir durumdur ve bazı kadınlarda “erkek tipi” saç dökülmesine, saç çizgisinin alından giderek yukarıya doğru çıkmasına neden olabilir.

Nispeten ender görülen bir belirtidir. Cinsellik İsteğinde artış(Libido): Libidoyu yöneten hormon testosteron hormonudur ve kadında seviyenin artması libidonun artmasına neden olabilir. Çok geri planda polikistik over sendromunu düşündüren bir belirtidir.

  1. Ronik Kasık Ağrısı: Özellikle ileri derece polikistik over sendromu, yumurtalıkların büyümesine neden olur ve bu büyüme yumurtalıkları koruyan dış kılıfın gerilmesiyle kasıklarda sürekli bir ağrıya yol açabilir.
  2. Ender görülen bir belirtidir.
  3. Son yıllarda diyabet (şeker hastalığı) ve diyabet öncüsü olan insülin direncinin polikistik over sendromu ile olan ilişkisi konusunda oldukça önemli bilgiler edinilmiştir.

Polikistik over sendromu tanısı almış olan kadınların bir kısmında şeker hastalığı veya şeker hastalığına eğilim (insülin direnci) bulunmakta veya bu kadınlarda belli bir süre sonunda bu durumlar gelişebilmektedir.İnsülin, karın içinde bulunan pankreas bezinden salgılanan ve kan şekerinin normal seviyeler içinde kalmasını sağlayan hormondur.Gıdalarla aldığımız glikoz (şekerin en ufak birimi) ince bağırsaklardan kana geçer ve direkt olarak insülin hormonu salgısını uyarır.

  1. İnsülin hormonu glikozun hücreler içine girerek kullanılmasını ve fazlasının karaciğer ve kasta direkt depolanmasını, yağ dokusunda ise yağa dönüşerek depolanmasını sağlar.
  2. Genellikle genetik bir zeminde gelişen insülin direncinde insülin hormonunun hedefi olan hücreler insülin hormonuna duyarlılıklarını yitirmekte ve bu nedenle insülin bu hücrelere yine de etki edebilmek için salgısını artırmaktadır.

Şeker hastalığının öncüsü olarak kabul edilebilecek bu durumda insülin salgısındaki artış sayesinde kan şekeri henüz normal sınırlar içindedir. Ancak insülin direnci arttıkça bir süre sonra artmış insülin salgısı kan şekerini normal seviyeler içinde tutma konusunda yetersiz kalacak ve kan şekeri yüksekliğiyle başlayan ve temel olarak damarları olumsuz yönde etkileyen olaylar zinciri olan diyabet (şeker hastalığı) ortaya çıkacaktır.

Yukarıda anlatılan kısır döngüye artmış olan insülin hormonu salgısı indirekt olarak katılır: Fazladan üretilen insülin hormonu yumurtalık içerisinde IGF (ınsulin like (insülin benzeri) growth factor) adı verilen ve androjen hormon üretimini sağlayan bir madde gibi davranır ve yumurtalık içi androjen /östrojen dengesini daha da bozar.

İnsülin hormonu artışının polikistik over sendromuna diğer önemli bir katkısı da SHBG adı verilen ve kanda androjen hormonu taşıyan proteinlerin seviyelerini düşürmesidir. Bu protein azaldığında kanda daha çok androjen hormon serbest kalır ve hastalığın belirtileri artar.

  1. İnsülin hormonu seviyeleri arttığında hipertansiyon gelişme riskinin ve damarlarda pıhtı oluşma riskinin arttığı bilinmektedir.Obezite olan bayanlarda kandaki yağ oranları artacağından ileri yaşlarda damar tıkanıklığı ve kalp hastalığı riski artar.
  2. Polikistik over sendromunda özellikle kilolu bayanlarda artmış östrojen hormonlarının etkisiyle rahim kanseri ve menopoz sonrası meme kanseri riski artar.

Teşhis genellikle ultrasonografi,hormon tahlilleri ve kilinik bulgular ile konur. Ultrasonografide büyük ve içinde 2-10 mm çapında 10-20 adet küçük kistin (follikül) adeta bir gerdanlık görüntüsünde dizildiği yumurtalıklara polikistik over (PCO) denir.

Ancak son bulgular PCO görüntüsü ile hastalık durumunun alakası olmadığı için ultrasonografi ile tanı konulmasından kaçınılmasını tavsiye etmektedirler. Çünkü her PCO problem yaratmaz. Normal kadınların %8-25 kadarında ultrasonografide PCO gözlenebilir. Bu kadınlarda yukarıda bahsedilen adet görmeme (anovulasyon), kıllanma veya kısırlık gibi şikayetler yoktur.

Öte yandan adet görmeyen kadınların %75’inde PCO vardır.PCO durumu bir hastalık değildir, ama hastalığın bir bulgusu olabilir. Bazı kadınlarda muayene ve laboratuvar bulgularında çok hafif değişiklikler olmasına rağmen belirtiler çok ciddi boyutlarda olabilirken, bazı kadınlar muayene ve laboratuvar bulgularında çok ciddi bozulmalar olmasına rağmen yalnızca “zaman zaman adet gecikmesi” belirtisi gösterebilmektedirler.

  1. Polikistik over sendromu tanısını kesin olarak koyduracak “elle tutulabilir, gözle görülebilir” bir tıbbi kriter yoktur.
  2. Polikistik over sendromundan şüphelenilmesini sağlayacak belirtinin diğer muhtemel nedenleri tümüyle gözden geçirildikten ve bu tıbbi durumların olmadığı belirlendikten sonra bu tanı konur.
You might be interested:  Saç Dökülmesi Hangi Vitamin Eksikliğinden Olur?

Bir örnekle açıklamak gerekirse, adet gecikmesi yapan nedenler arasında prolaktin hormonu yüksekliği, tiroid hormonu salgı bozuklukları ve birçok sayıda hormonal neden söz konusu olabilir. Bu durumlar gerekli incelemelerle değerlendirildikten sonra ancak polikistik over sendromu tanısı konulabilir.

Hangi hormonlar saç dökülmesine neden olur?

Tiroid bezi nedenli saç dökülmesi – Tiroid bezi ve saç Dökülmesi Hipotiroidism vücudun yeterli tirod hormonu üretememe durumudur ve saç dökülmesi nedenleri arasında önemli bir yeri vardır. Tiroid hormonu vücut metabolizmasını düzenler. Tirod hormonu normalden az üretildiği zaman halsizlik, depresyon, kabızlık gibi problemlerin yanında, deri kuruluğu ve dökülme de görülür.

  • Tiroid hormonu dengesizliği saçları dinlenme fazında kalmaya zorlar.
  • Uzun vadede bu durum saç dökülmesini sonuçlanır.
  • Peki hipotiroidi olan hastalarda saç dökülmesi çözümleri nelerdir? Bu durum sadece doktorlar tarafından teşhis ve tedavi edilebilir.
  • Bütün saç dökülmesi durumlarında tedaviye başlamadan önce altta hastalık belirlenmeli ve ilk olarak bu hastalık tedavi edilmelidir.

Saç dökülmesi şikayetinin yanında halsizlik, depresyon, kabızlık gibi problemleri de olan hastalar kıl nakli düşünüyorlarsa yaptırmadan önce mutlaka bir doktora görünmeli ve hipotiroidi açısından değerlendirilmelidirler Amin yapıdakiler, suda çözünürler ve salgılarda depolanırlar.

Bunlara örnek vermek gerekirse en bilineni adrenalindir. Dopamin ve noradrenalin de bunlara örnek olarak verilebilir. Peptit yapıdakiler, aminoasitlerin birbirlerine bağlanmasıyla oluşurlar ve bu bağlara da amit veya peptit bağ denir. Lipid yapıdakiler, vücutta depolanmazlar ve ihtiyaç halinde üretilirler.

Steroid yapıdaki hormonlar bezlerle salgılanırlar. Bu hormonlarda da en çok bilinenleri androjen hormonudur. Androjen hormonu diye bilinen hormon her iki cinste de bulunan ve yoğun olarak böbrek üstü kabuğundan salgılanan erkeklik hormonudur. Erkeklik hormonunun ürettiği testosteron saçların dökülmesine neden olur.

  1. Erkeklerde daha belirgin olan erkek tipi dediğimiz ve bu hormonun fazla salgılanmasına bağlı olarak dökülmeler görülmektedir.
  2. Adınlarda ise hirsutizm ve virilizm durumlarında salgılanan fazla androjen sonucunda erkek tipi dökülme veya kellik görülebilir.
  3. Saç dökülmesi birçoğumuzun sorunu olmakla birlikte bütün toplum tarafından da çeşitli nedenlere dayandırılır.

Bu nedenlerin birçoğunun doğru olma ihtimali vardır. Yani saç dökülmesi tek bir nedene bağlı olarak gelişmez. Saç dökülmesi birçok nedenden oluşabileceği için bunları ancak en sık görülen nedenler altında sınıflandırmak mümkündür. Saç dökülmesi kullanılan bir ilaç nedeni ile de dökülebilir, genetik bir sebeple de dökülebilir.

Genetik olarak dökülmesinde söylenecek etkenlerin en başında geleni ise hormonların etkisi olabilir. Bilindiği üzere DHT hormonu saçların dökülmesinde etkin rol oynar. Diğer yazılardan da hatırlayacağımız gibi saç ekimi bu hormondan etkilenmeyen ense bölümündeki saçlar kullanılarak yapılmaktadır. Bu nedenle saç dökülmesi nedenleri arasında en belirgin nedenlerin başına hormonları ekleyebiliriz.

Bunun dışında yanlış bilgilerle yola çıkılıp yapılan yanlış saç bakım uygulamaları, yetersiz yapılan saç bakımı ve bilinçsiz kozmetik kullanımı. Saçlarımızın doğal bir aksesuar olduğunu göz önünde bulundurursak saç sağlığımıza da dikkat etmemiz gerektiğini bilmemiz gerekir.

Bu konuda güzellik uzmanlarının yanı sıra bu konuda uzman doktorlara da danışabilirsiniz. Kullanılacak takviyeleri her hangi bir doktor testi olmadan bilinçsiz bir şekilde kullanmak sonucu önceden kestirilmesi mümkün olmayan olaylara neden olabilir. Saç bakımı yaparken kullandığımız suyun sıcaklığı bile saç sağlığımıza etki edebilir, sadece saçlarımız olarak düşünürsek onu besleyen ve en büyük rol sahibi olan saç derisini görmezden gelmiş oluruz.

Saç derisinin sağlığı da en az saç sağlığı kadar önemlidir. Bu hormon ayrıca cinsiyet karakterini de doğrudan etkilediği için dış görünüşe en çok tesiri olan hormon grubudur. Erkek tipi saç dökülmesinde steroid yapıdaki hormonlar oldukça büyük rol oynar ve erkeklerde dihidrotestosteron’dan etkilenmeyen bölge olarak bilinen ense bölgesi donör olarak kullanılır ve buradan alınan kökler ekildiği yerde de aynı şekilde direncini korur ve dökülmez.

Androjen’e bağlı olarak gelişen dökülmeler yukarıda da belirttiğimiz gibi testosteron nedenli dökülmelerdir. Erkeklerde androjen hormonunun fazlalığı saç dökülmesi dışında gözle görülen bir etkisi yoktur ancak kadınlarda ikinci cinsel karakterin ortaya çıkması gibi görsel olarak da sorunlar çıkarabilmektedir.

PKOS, Polikistik Over Sendromunun Belirtileri ve Tedavisi / Prof. Dr. Erkut Attar

Hirsutizm kadınlarda görülen ve vücuttaki kılların saçlar dahil kalınlaşması ve erkeksi bir karakter almasıdır. Virilizm de ise hirsutizm belirtilerine ilaveten kadının daha erkeksi bir görünüşe sahip olmasına neden olur. Bu görünüş kas kütlelerinin artması vücut yapısının daha erkeksi görünmesine neden olur.

Bunların dışında da sesin kalınlaşması gibi erkeksi belirtiler ortaya çıkar. Erkeklerde ise androjen hormonuna bağlı olarak testosteron fazlalığı genel olarak saçın önlerinden başlayan ve bazı durumlarda ise tepeden öne doğru gelişen dökülmeler ve kellikle sonuçlanır. Bu hormonun bozukluğu veya fazla salgılanması genetik yatkınlıkla örtüşebilir bu nedenle de saç dökülmesinin ilk nedenlerinden biri olarak çoğu zaman genetik miras üzerinde durulabilir.

Hormon tedavisi hormon bozukluğu olan kişilerde yapılan teşhisler sonucunda gerekli görüldüğü takdirde uygulanır. Hormon bozukluğu ise birden fazla nedene bağlı olarak gelişebilir, geçici olabilir veya tedavi ile düzeltilebilecek düzeyde olabilir. Hormon tedavisi sürecinde özellikle bayanlarda saç dökülmesi sıkca görülmektedir.

  • İlaç tedavisine bağlı olarak görülen dökülmeler genel olarak geçicidir ve doktorunuzun size açıkladığı tarihte tekrar çıkmaya başlar.
  • Adınlarda bazı durumlarda ise hormon bozukluğu rahatsızlığı olarak bilinen hirsutizm veya virilizm rahatsızlıkları etkisiyle tüylerin kıla dönüşmesi ya da halk dilinde bilindiği gibi kıllanma olarak bilinen hormon bozuklukları da vardır.

Erkeklerde ise çok nadiren görülen hormon bozukluklarına bağlı olarak veya kemoterapi ile gelişen geçici dökülmeler görülebilmektedir. Hormon tedavisi süresince saç dökülmesine istisnai durumlar dışında müdahale edilmez. Hormon tedavisi dışında da bazı rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar veya radyoterapi gibi başka tedavi yöntemlerinde gelişebilen saç dökülmesi tedavi bittikten sonra belirli sürelerde tekrardan çıkar.

Erkeklerdeki saç dökülmesi için eğer ki durum kalıcı ise saç transferi ile tedavi edilebilir durumlar ortaya çıkmaktadır. Saç ekme işlemi yapıldıktan sonra ise saç dökülmesinin önlenmesi için kullanılan tedavi yöntemlerinden birisi nakil işlemi yapılan kişiye uygun olanı seçilir ve uygulanır. Bu tedavi yöntemleri kişilere ve durumlara göre değişiklik gösterebilir ancak genel anlamda kullanılan tedavi yöntemlerinin en bilineni saç mezoterapisi diye bilinen yöntemdir ve bu yöntem de kendi içinde ilaç çeşitlerine göre farklılık gösterebilir.

: Hormonların Saç Dökülmesi Etkileri

Polikistik over ne tetikler?

Aşırı kilonun insülin direncine neden olduğu ve insülin direncinin de polikistik over sendromunu tetiklediği düşünülmektedir.

Polikistik over sendromu cinsel isteksizlik yapar mı?

Doğrudan hormonal bozukluklar veya bunun yarattığı kozmetik sorunlar ve kısırlık sonucu oluşan psikolojik sıkıntılar, bu hastaların kendilerini toplumdan uzak tutmalarına, cinsel isteksizlik, suçluluk duygusu ve umutsuzluğa yol açmaktadır.

Polikistik over hastaları ne yememeli?

Polikistik over sendromu (PKOS) doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen en yaygın endokrin bozukluklardandır. Polikistik over sendromu genellikle tip2 diyabet, insülin direnci, kalp hastalıkları, obeziteyle anlamlı derecede ilişkilidir. Polikistik over sendromu olan ve insülin direnci olan kadınların çoğunda özellikle karın bölgesinde yağlanma, kilo vermekte zorlanma, aşırı derecede karbonhidrat tüketimi ve hipoglisemi (kan şekeri düşmesi) sık yaşanabilir.

Bu durumlar tamamen bir kısır döngüdür o yüzden kadınlarda kilo verememenin sebebi polikistik over sendromu olabilir. Bu sendrom ilerleyen dönemlerde kronik hastalıkların gelişimiyle bağlantılı olduğundan erken teşhis ve tedavisi önemlidir. Polikistik over sendromunun birinci basamak tedavisi beslenme alışkanlıklarının değişmesidir.

Yapılan araştırmalara göre düşük bir kilo kaybı dahi, regl kanamalarının düzene girmesini sağlayabilir aynı zamanda metabolik ve endokrin parametreler üzerinde olumlu etki yaratabilir. Polikistik Over Sendromlu Kadınlarda Beslenme Tedavisi:

Enerji ihtiyacı, kişinin ihtiyaçları doğrultusunda beslenme uzmanı tarafından hesaplanmalıdır. Az az ve sık beslenme temel alınmalıdır. Beslenmede özellikle karbonhidrat grubuna dikkat edilmelidir. Basit şeker içeren gıdalardan uzak durulmalıdır. Glisemik yükü düşük gıdalar tercih edilmelidir. İnsülin seviyesini düzenlemek ve kilo kaybını desteklemek için düzenli egzersiz yapılmalıdır. Doymuş yağ içeren besinlerin tüketimi azaltılmalıdır. Kızartma tüketilmemelidir. Fındık, badem, ceviz, avokado gibi kaliteli yağ içeren besinler porsiyon kontrolüne dikkat edilerek beslenmede yer verilebilir. Kaliteli protein ve omega 3 içeriği ile balık haftada en az 2 kez tüketilmelidir. Polikistik over sendromlu kadınlar özellikle bel çevresine odaklanmalıdır. Bel çevresi ölçüleri düzenli olarak takip edilmelidir. Bitkisel protein olan kurubaklagillere haftada 2-3 kez beslenmede yer verilmelidir. Et, balık, tavuk tüketirken sağlıklı pişirme teknikleri (ızgara/haşlama/fırın) tercih edilmelidir. Polikistik over sendromlu kadınlarda özellikle D vitamini ve B12 vitamini düzeyleri takip edilmeli ve eksikliğinde doktor kontrolünde vitamin takviyesi alınmalıdır. Bu iki vitamin hem kilo vermeye yardımcı olur hem de tedavide önemli rol oynar. Polikistik over sendromlu kadınlar özellikle aşırı çay, kahve tüketiminden kaçınmalıdırlar. Tuz tüketiminin artması ödeme sebep olduğu için yemeklere ekstra tuz ilave edilmemelidir. Tuz yerine baharat tercih edilebilir. Turşu ve maden suyu tüketimi sınırlandırılmalıdır. Günlük su tüketimi takip edilmelidir ve her gün ortalama 8-10 bardak su içilmelidir. Çay ve kahvenin su yerine geçmediği unutulmamalıdır.

Polikistik over stresten olur mu?

ADRENAL PCOS – Vücut stresse girdiğinde Hipotalamus ACTH hormonu salgılar. Bunun sonucunda böbrek üstü bezlerden kortizol, adrenalin,nöradrenalin ayrıca aynı zamanda DHEA, DHEA-S, ANDROSTENEDİON salgılanır.( cevre dokularda testesterona çevrilebilir ) Buyüzdendir ki kronik stress hem vücutta androjen hormon fazlalığına hem de polikistik over sendromuna neden olabilmektedir,Kronik stress uzun vadede aynı zamanda hem bağırsak florası sorunlarına, insülin direncinei karaciğer sorunları gibi birçok sorunlara neden olacak ve vücut kısır bir döngüye girecektir.

Acth’ın adrenal androjenleri uyarmasının nedeni bu androjenler stressin uzun vadeli etkilerinden beyini korurlar.( kortizol ve adrenalin etkilerinden ). Ama kötü bir yanı vardır. Acth ın salgıladığı kortizol ilke acth arasında bir negatif feedback vardır, yani kortizol cok artarsa acth baskılanır ama bu androjen hormonlarla acth arasında negatif bir feedback yoktur.

Yani androjen hormon salınması arttıkça acth baskılanmayavaktır. Ayrıca kronik stresse bağlı yanıtlar uzun vadede bu iletişim de de (HPA AKS İLETİŞİMİ ) sorun oluşturacak ve vücudun stresse normal yanıtında da bozukluklar oluşacaktır. Sonuc olarak kornik stress durumlarında androjen hormon fazlalığı oluşacaktır.Bu da polikistik over ve semptomları demektir.

Polikistik over kaç kilo verilir?

POLIKISTIK OVER SENDROMU VE BESLENME ÇOZUMLERI POLİKİSTİK OVER SENDROMU NEDİR? Polikistik over sendromu (PKOS) doğurganlık çağındaki kadınlarda görülen en yaygın endokrin bozukluklardan biridir. Polikistik Over Sendromu (PKOS) santral sinir sistemi, hipofiz, overler, adrenal bezler ve hormonal dokular arasındaki etkileşimlerin bozulmasına bağlı olarak doğurganlık çağının herhangi bir döneminde ortaya çıkabilen, kronik seyreden ( tamamen iyileşme göstermeyen), diyabet, koroner kalp hastalığı ve metabolik sendrom gibi ciddi sağlık sorunları ile de ilişkilendirilen karmaşık bir hastalıktır.

Aradan geçen 70 yılda PKOS alanında önemli gelişmeler kaydedilmiş olmakla birlikte, günümüzde halen sendromun nasıl geliştiği, nasıl tanı konulması gerektiği ve ne sıklıkla görüldüğü hakkında tartışmalar devam etmektedir. Günümüzde üreme çağındaki kadınların %5-10’unun, infertil( kısır) kadınların ise %15-20’sinin PCOS’tan etkilendiği tahmin edilmekte, belirtiler daha çok yetişkinlik ve ergenlik dönemlerinde görülmektedir.

Ayrıca bu sendrom yaygın olmasına rağmen, birçok kadında yıllarca teşhis edilmemiştir. Bunun önemli bir sebebi PCOS’un evrensel olarak kabul edilmiş sabit bir tanımının bulunmamasıdır. Ancak kendinizi bu çıkmazda tek başına hissetmeyen, polikistik over sendromu bir hastalık değildir, bir durumdur, metabolik bulguları kontrol altına alındığında belirtilerini hissetmeden sağlıklı yaşamınıza devam edebileceğiniz bir durumdur.

  • Dünyadaki Polikistik over sendromlu kadınlardan oluşan bir topluluk bu durumu; kadınların kendilerini ve sağlıklarını, beslenmelerini, yaşantılarını, kaliteli yaşam sürmelerinin gerekliliğini fark etmeleri için bir fırsat olarak değerlendirilmektedir.
  • NEDEN POLİKİSTİK OVER SENDROMLUYUM ? Nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte PKOS, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkmış sık görülen ve kompleks bir hastalık olarak değerlendirilebilir.
You might be interested:  Perma Saç Erkek Nasil Yapilir Evde?

PKOS oluşumunda gözlenen değişkenliklerin yaklaşık %70’i çoklu genetik sebeplere dayanmaktadır. Fakat tek suçlu genleriniz değil! Genetik nedenler dışında; hastalığın gelişimini etkileyen dış faktörlerde vardır; hızlı kilo kaybı/kilo artışı, fiziksel aktivite azlığı, hormonlu gıda tüketimi veya sağlık riski oluşturan vücutta hormonları etkileyebilen ( teratojenik) etkenlere maruz kalmak, uzun süre katkılı/amabaljlı yiyecek tüketimi de pkos ile ilişkilendirilmektedir.

Fazla ve düşük doğum kilosu, kilolu bir anneden doğmak, doğum anomalileri, erken pubarş (8 yaş öncesinde), obezite, akantozis nigrikans (vücut kıvrımlarında koyu, kalın, kadifemsi cilt görünümü), akne, anovulasyon ve polikistik yumurtalıklar PCOS gelişimi riskini arttıran diğer faktörler arasında kabul edilmektedir.

Yapılan çalışmalarda; PKOS olan kişilerin %50-70’de insülin direnci görülmektedir. Ancak polikistik over sendromunun oluşumunda mı yoksa sonucunda mı insülin direnci geliştiği tartışmalıdır. İnsülin sekresyonununda takip edilmesi çok önemlidir. Tiroit hormon salgı bozukluğunun da ; pkos u tetiklediğini gösteren çalışmalar vardır.

Sonuç olarak pkos; hem diyet hem çevresel faktörler ve daha çok genetik yapı & hormonlar ile ilişkili olarak; hipotalamus ve hipofiz arasında sinyalleri bozulmasından dolayı LH hormonunun aşırı salgılanması ve FSH hormonunun daha az salınımına sebep olan endokrin ve çok yönlü bir bozukluktur. PKOS NELERE YOL AÇABİLİR? Polikistik over sendromunun belirti ve bulgularını aşağıda sıralıyorum; * Hirşutizm (tüylenme): pkos olan kişilerin %60-90 ‘da görülür.

* Oligomenore ( adet düzensizliği): pkos olan kişilerin %50-90 ‘da görülür. * İnfertilite (kısırlık): Görülme sıklığı %55-75 olarak rapor edilmiştir. *Obezite: %40-60 pkos lu kişide görülür * Amenore ( regli olamama): %25-50 pkos lu kişide görülür. * Akne: %25 pkos lu kişide görülür.

  1. Saç Dökülmesi: %30 pkos lu kişide görülür.
  2. Normal menstrüel döngü: Pkos olan kişilerin %22’sinde adet düzensizliği yaşanmayabilir.
  3. PKOS’ u olan kişilerde; insülin direnci, aterojenik dislipidemi, santral obezite ve kardiyovasküler hastalık için yüksek risk taşıyan birçok klinik özellikler vardır.
  4. Yukarıda bahsedilen belirti ve bulguların çoğu insülin direncinin sonucu olarakta gelişmektedir.

İlaveten, PKOS tanısı alan kadınların üçte ikisinde metabolik sendrom görülmektedir. Özellikle de, obezitesi olan PKOS’lu kişilerde metabolik sendrom gelişme riski daha da artmaktadır. Pkos- Kolesterol İlişkisi: Yapılan çalışmalar; pkos olan kişilerde kan yağlarının yüksek ve iyi kolesterolün düşük olduğunu göstermektedir.

PKOS-Metabolik Sendrom-D vitamini ilişkisi: Metabolik sendrom; insülin direnci, bozulmuş glikoz toleransı (BGT), diyabetus mellitus (DM), obezite, abdominal yağ birikimi, dislipidemi ve hipertansiyon gibi çeşitli kardiyovasküler risk faktörlerinin kümelendiği metabolik bir bozukluktur. PKOS, metabolik sendrom ile ortak özellikleri paylaşmaktadır.

MetS ve PKOS görülme sıklığı son yıllarda artan önemli bir sağlık problemi olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan bir çalışmada PKOS olan kadınlarda metabolik sendrom sıklığı %46-47 raporlanmıştır. Öte yandan; D vitamin yetersizliği PKOSlu kadınlarda sıklıkla rastlanan vitamin yetersizliğidir, hastalığın nedeni mi yoksa sonucu mu olduğu ise pek çok araştırmaya konu olmuştur.

  • PKOS-İnsülin direnci: Kilo problemi olmayan PKOS’ lu kadınların % 30’u, obez PKOS’lu kadınların ise % 75′ inde hiperinsülinemi ve insülin direnci görülmektedir.
  • İnsülin direnci bu sendroma neden olabildiği gibi pkos sonucunda da insülin direnci gelişebilir.
  • O nedenle insülin direnci ile pkos arasında bir kısır döngü vardır.

Polikistik over sendromu tedavisini insülin direncinden bağımsız düşünmek hatalı bir yaklaşımdır. Bu nedenle hem ilaç ve hem diyet tedavisinde insülin direncini çözmeye odaklanılmalıdır. PKOS-Tiroit ilişkisi: Otoimmun tiroit hastalıkları ve PKOS arasında ilişki saptanmıştır.

PKOS NASIL TEDAVİ EDİLİR? Doğum kontrol hapı kullanırken diyette dikkat edilmesi gereken noktalar: PKOS VE KİLO İLİŞKİSİ?

1. Doğum kontrol hapları: Adet düzensizliği için tercih edilir, aynı zamanda pkos ve bulgularını artıran hormonların baskılanmasından sorumludur. Etkisi 3 hafta kullanıldıktan sonra başlar. Üç aylık tedavi sonrasında tedavinin etkinliği mutlaka değerlendirilmelidir.

  1. Doğum kontrol hapları beden kütle indeksinde belirgin düşüş oluncaya kadar kullanılabilir ancak mutlaka belirli sürelerde ara verilmelidir.
  2. Bu ilaçlar hirşutizm vb pkos belirltilerini de yok etmeyi amaçlar.
  3. En belirgin yan etkileri; varis oluşumu, baş ağrısı, yaygın ödem.
  4. İlacı kullanırken yan etkilerini engellemek için kilo kaybı sağlanmalı, bir diğer önemli faktör; sigara içilmemelidir.

Greyfurt tüketilmemeli, kafein alımı sınırlandırılmalıdır. Düşük kalorili düşük karbonhidratlı bir diyet ve her gün düzenli 2,5 litre su içilmelidir. Tuz minimum düzeyde kullanılmalıdır.2. Antiandrojen ilaçlar: Doktor kontrolünde gerekli görüldüğünde kullanılır.

  1. Amaç hormon düzeylerinizi dengeye getirmektir.3.
  2. İnsülin Düşürücü İlaçlar ve Diyet: Yüksek kilolu ve polikistik over sendromu kadınlarda ; hirsutizm (tüylenme) daha şiddetlidir ve menstrüel düzensizlik daha sık görülür.
  3. Bunların çoğu hiperinsülinemiye ve insülin direncine bağlı olarak gelişir.
  4. Abdominal obeszite (bel çevresinde yağlanma); karın duvarında ve mezenterik bölgelerde yağ toplanmasının bir sonucudur.

Bu yağ dokusu insüline karşı duyarsızdır. Bu nedenle insülin direncini ilaç ve diyet ile tedavi etmek; pkos ile ilişkili hormonların düzeyini azaltmada, hirşutizm, saç dökülmesi, adet düzensizliği bulgularını iyileştirmede etkili olur.4. Hormon replasman tedavileri: Kişiye yönelik doktorunuz tedavi olarak tercih edebilir.5.

Diyet Tedavisi: Diyet ve egzersiz uygulamaları ile sağlanan çok düşük düzeydeki kilo kayıplarının bile metabolik ve endokrin parametreler üzerinde olumlu etkileri bilinmektedir. Bu nedenle pkos olan kişilerde kısa sürede ideal ağırlığa ulaşmak değil Ağırlığının %10’nu 6 ay içerisinde kaybetmek hedeflenmelidir.80 kg ağırlığındaki bir kişinin 6 ay içerisinde; 8 kg vermesi bile tedavi edici niteliktedir.

Diyetin yararlı etkileri; kalori kısıtlaması ile ilişkilidir. Hasta ağırlığının en az %5’ini kaybettiğinde dahi polikistik over sendromu bulguları azalır, Gebe kalma şansı artar. Hedeflenen ideal ağırlık ise beden kütle indeksi ve bel çevresine göre belirlenmelidir.

  1. İlk hedef olarak BKI’ 27 nin altına düşürülmeli ( kg cinsinden kilonuzu, metre cinsinden boyunuzun karesine bölerek elde edilir (örnek: 80 kg / (1.7m * 1.7m) = 80 kg/ 2,89 = 27,8 kg/m2) ), daha sonrasında beden kütle indeksinin 21 lere gelmesi hedeflenmelidir.
  2. Spor kilo verdirici noktada etki göstermese dahi insülin direncini iyileştirici etkisinden dolayı mutlaka düzenli olmalıdır.

PKOS’de obezite görülme sıklığı %40-60 olarak bildirilmektedir. Polikistik over sendromunda obeziteden daha çok bel çevresi ölçümlerine odaklanılmaktadır. Polikistik over sendromu olan kadınlarda bel çevresinin 80 cm altında olması hedeflenir. Polikistik over sendromu belirtileri, insülin direnci ve obezite arasındaki kısır döngü, bu sendromu taşıyan kişilerin ideal kilosuna ulaşmasını zorlaştırır, 3 kg ver, 2 kg al şeklinde ilerleyen süreçte psikolojik olarak yıpratıcı bir hal alabilir.

Ancak bu rahatsızlığı kontrol altına almakta az yada çok kilo vermekten ziyade, uygun diyeti hayat tarzı şeklinde uygulamak gerekir. Polikistik over sendromu olan kişi kilolarına odaklı diyetlere değil, yaşam tarzı modifikasyonlarını uygulamalıdır. POLİKİSTİK OVER SENDROMU HAKKINDA MERAK EDİLENLER 1. Polikistik over sendromu geçer mi? Polikistik over sendromu kronik bir durumdur, geçici olduğu düşünülemez, ancak ilaç ve diyet tedavisi ile kontrol altına alınarak sağlık riskleri oluşturmasının önüne geçilir, belirtileri yok edilebilir.

Doğumdan sonrada polikistik over sendromu devam edebilir, mutlaka 6 ayda bir kontrolleri yapılmalıdır.2. Polikistik over sendromu olan kadınlarda kısa sürede meydana gelen kilo değişimlerinin nedeni nedir? Birkaç ay içerisinde fark etmeden aldığınız 5-6 kg açıklamakta zorlanabilirsiniz, beslenme tarzınızda hiçbir değişiklik olmasa dahi kilonuz artmış olabilir.

Çünkü polikistik over sendromu olan kadınların ( kilo problemi olsun yada olmasın) yağ hücreleri ; sağlıklı ama yüksek kilolu olan kadınların yağ hücrelerine göre %25 daha büyüktür. Bu durum bir anda çok daha hızlı yağ depolanmasına neden olur, yağ hücre sayısı fazla olmasa bile hücrelerin yağ depolama kapasitesi çok yüksektir.

Bu durum insülin direncinin de gelişmesine neden olur. Ödem ve kilo artışını birbirinden ayırmak gerekir, ödem şikayletlerini 1-2 hafta içerisinde beslenmeniz ile çözebilirsiniz, ancak yağ artışı size ödem gibi görünebilir, yağ artışını çözmede karbonhidrat ve yağ içeriği sınırlı diyetler uygulanmalıdır.

  • Diyet tedavisine en son kısımda değineceğim.3.
  • Polikistik over sendromunda kullanılan ilaçlar ödem ve kilo yapar mı? Pkos tedavisinde kullanılan ilaçların tamamı hormon düzeylerinizi normal seviyelere getirmeye yöneliktir.
  • Polikistik over sendromunun ilaçları değil kendisi kilo artışı ve ödeme neden olur, bu nedenle ilaç tedavisi belirti ve bulguları düzenlemeye yöneliktir.

Ancak tedavinin bir basamağı mutlaka insülin direncine de yönelik olmalıdır.4. Pkos olan kadınların en büyük şikayeti; Artık diyet yapmak istemiyorum? Kilo alma verme, adet düzensizliği yaşama, adet dönemlerinde ödem sorunları ve her ay yine yeniden bu problemler ile uğraşmak artık dayanılmaz hale gelmiş, daha da önemlisi hayatınızdaki büyük bir stres kaynağına dönüşmüş olabilir.

Ancak polikistik over sendromunda diyeti kilo vermek için değil, sağlık sorunlarını çözmek için uygulamalısınız. Bu bir yaşam tarzı değişikliği, gelip geçici, yaşamınız ile uyuşmayan, sizi zorlayan, çok düşük kalorili diyetler hiçbir işe yaramayacaktır, etrafınızdaki 1 haftada 3 kg veriyorum, bu diyet ile 1 ayda 10 kilo vermen mümkün, bak şu ilacı bir dene diyenlere kulaklarınızı kapatın, bu tarz uygulamalar polikistik over sendromu olan kişilerin sürekli kilo alıp vermesine ve bir süre sonrada sıkılmasına neden olur.

Polikistik over sendromunda yasak yiyeceklerden uzak durarak, yaşam boyu sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığı kazanmalısınız, daha da önemlisi, bu kazandığınız alışkanlığı sürdürürken mutlu olmalısınız, mutsuz bir şekilde başladığınız her diyet bir gün bitecektir, o nedenle keyifle sürdürebileceğiniz ama pkos ile de uyumlu bir programınız olmalı.

Ve hiçbir zaman bu programın sonucunda kaç kilo kaybedeceğinize odaklanmayın, çünkü polikistik over sendromu olan 70 kg ağırlığındaki bir kişi için ideal kilo kaybı 6 ay içerisinde 7-8 kg vermesi ve bunu sürdürebilmesidir. Her 1 kg vermek polikistik over sendromu ile ilişkili belirtileri iyileştirmede de etkilidir.

Bu belirtilerin başında; tüylenme, adet düzensizliği, akne ve saç dökülmesi gelir.5. Karın bölgesinde yağlanma/nedenleri/ ne yapmalı? Polikistik over sendromu olan kişilerde yağ hücrelerinin yoğunlaştığı bölge; bel çevresidir. İnsülin direnci ve diğer hormonların etkisi ile kilo artışı hep bel çevresinde yaşanır.

  • Bu nedenle diyet tedavisinde de amaç bel çevresindeki yağlanmayı azaltacak şekilde beslenmektir.
  • Bu nedenle kilo kaybına odaklanmak yerine diyetinizin sonucunu bel çevrenizdeki incelmeyi de takip ederek değerlendirin, göbek deliğinin 2 parmak üzerinden mezura ile ölçümünüzü alın, ideal bel çevresi 80 cm’nin altında olmalıdır.

Diyet tedavisine en son kısımda değineceğim.6. Polikistik over sendromu ve hipoglisemi ilişkisi? Polikistik over sendromu olan kişilerde yanlış beslenme alışkanlıkları ve insülin direncine yönelik tedavinin olmaması hipoglisemiye neden olur, kan şekerinde ani düşüşler, yemek sonrası doymama hissi, uzun süre aç kalamama hipogliseminin belirtileridir, bu nedenle basit karbonhidratları hayatınızdan çıkarmanız gerekmektedir 7.

Doymama krizleri ve tatlı istekleri/ neler yapılmalı? Polikistik over sendromu olan kişilerde insülin direnci ve yanlış diyet uygulamaları buna neden olmaktadır, adet düzensizliği ve hormon düzeylerindeki dengesizliğin sonucu olarak fizyolojik bir açlık yaşarken, sürekli diyet ve kilo problemleri ile uğraşmakta psikolojik açlığa neden olur.

Psikolojik açlık ve diyet yapamama problemlerini çözmek için stres yönetimini öğrenmek gerekir, psikolojik bir destek, stres ile baş etme yollarını araştırmak, diyet yapmanızı da kolaylaştıracaktır. Fizyolojik açlığı ise ancak doğru bir diyet programını ömür boyu uygulayarak çözebilirsiniz.8.

  1. İşe yarayan vitamin ve mineral takviyeleri var mıdır? Polikistik over sendromunuz var ise mutlaka D vitamin ve B12 düzeylerinize baktırarak takviye vitamin kullanmanızı öneriyoruz.
  2. Bu iki vitamin tedavide oldukça önemli ve kilo vermenizi de kolaylaştırır.
  3. Bir diğer önemli besinsel takviye ise omega 3, günlük 500 mg omega 3 takviyesi alımı insülin direncini iyileştirici etki gösterir.9.

Kafeinin etkisi nedir? Polikistik over sendromu olan kişilerde kafein kullanımına dikkat edilmeli, aşırı çay/kahve/kakao/yeşil çay tüketiminden kaçınılmalıdır. Toplamda günlük tüketim 6 fincanı geçmemelidir.10. Kardiyo egzersizlerin etkisi? Polikistik over sendromu olan kişilerde genel öneri haftalık 150 dk egzersiz yapılmasıdır.

Yapılan kardiyo egzersiz yağ kaybını hızlandırır ve insülin direnci üzerine etkilidir. Egzersiz hayatınızın bir parçası olsun. İlla ki bir spor salonuna gitmek zorunda da değilsiniz, günü hareketli geçirmek için yapmanız gerekenler; telefon konuşurken yürümek, diş fırçalarken hareket etmek, merdiven kullanmak, arabanızı en uzak yere parketmek, bir durak önce inmek, öğle aralarının yarısını yemek yarısını yürüyüş olarak değerlendirmek gibi hayat tarzı değişiklikleri de yeterli.

PKOS VE DİYET TEDAVİSİ Polikistik over sendromunuz var ise; kendinize yapacağınız en büyük iyilik; sağlıklı beslenmeyi bir keyif haline getirmektir. Kilo probleminiz olsun yada olmasın size özel bir beslenme programı ile pkos belirtilerini en aza indirmeniz mümkün.

Diyet ve ömür boyu kelimeleri aynı cümlede olunca genelde stres yaratır. Bu stresten kurtulmak için mutfakta sağlıklı yiyecekler ile çıkarabileceğiniz birbirinden lezzetli tariflere göz atın.1. Kilo kaybı: İdeal kilo kaybı ayda 1-3 kg vermektir. Metabolizmanız ile barışın, elinizden gelenin maksimumunu yaptıktan sonra kaç kg verdiğinizden ziyade önemli olan ne kadar sürdürülebilir bir program takip ettiğinizdir, çünkü o zaman er yada geç hedefe ulaşırsınız.2.

Arada kendinizi şımartabilirsiniz: Yapılan çalışmalar sürekli diyette olmanın metabolizmayı yavaşlattığını gösteriyor, üstelik sürekli diyet ve paketli gıdaların tüketimi, metabolizmayı da olumsuz etkiliyor. Haftada 1 gün 1 öğün istediğiniz bir yiyeceği tüketin, bu illaki tatlı olmak zorunda değil, o an canınız lahmacun istiyorsa lahmacun canınız sebze istiyorsa sebze tüketin, gerçekten diyetinizde yazan değil aklınızdan geçeni yediğiniz her hafta 1 gün 1 öğününüz olsun, bu motivasyonunuzu artıracaktır.3.

You might be interested:  Saç Nasıl Daha Hızlı Uzar Erkek?

Hayat boyu uygulayacağınız diyet kuralı; insülin direncine yönelik beslenmedir: KURAL 1: 3 ANA 3 ARA ÖĞÜN Nerede olursanız olun yemek yemek için acıkmayı beklemeyin, kimse için yemeğinizi bekletmeyin, her gün benzer saatlerde 2,5-3 saat ara ile beslenin, aksi takdirde açlığınızı kontrol edemez hale gelir, yemek yeseniz de doymaz ve dayanılmaz tatlı istekleri ile mücadele edersiniz.

Örneğin sabah 8 de kahvaltınızı yaptınız 10:30 da ara öğün yapın 13:00 gibi öğle yemeği 16:oo ara öğün en geç 19:00 akşam yemeğiniz olsun, 21:30 gibi son ara öğünü de yapabilirsiniz. Az az sık sık beslenmek temel kuraldır. Ancak atıştırma alışkanlığından vazgeçin.

Örneğin ara öğününüzde 3-4 kuru kayısı 1 bardak süt var diyelim bunu bir arada bir seferde tüketin. KURAL 2: GLİSEMİK İNDEKSİ DÜŞÜK BESLENME Glisemik indeksi yüksek tüm yiyecekleri hayatınızdan çıkarın, bu sadece kilo vermenizi sağlamayacak, bel çevrenizde incelme sağlarken, insülin direncini de düşürecek, açlığınız kontrol altında olacak.

Tatlı isteğiniz bitecek. #diyetlabşekerdetoksu başlattık biz, şekeri bırakacaklara tavsiyemdir, instagramdan bu etiket ile paylaşımlarımızı takip ederek işe başlayabilirsiniz. Glisemik indeksi yüksek yiyecekler; şeker ve içerisine şeker giren her şey(paketli gıdaları kontrol edin,kahvaltılık tahıl gevrekleri, soya, badem sütlerinde dahi şeker ilavesi var, etiketleri mutlaka okuyun), şekerli&gazlı&alkollü içecekler,, hamur işleri ( beyaz un ve şeker ilaveli olanlar, örneğin tam buğday undan poğaça yapsanız yasak değil), beyaz ekmek, pirinç, makarna, patates, bezelye, mısır, havuç, üzüm, kavun, incir, muz, çikolata.

  1. URAL 3: KALİTELİ YAĞLAR Diyetinizde doymuş yağ içeriği yüksek gıdaları azaltın.
  2. Tereyağ ile pişen yemekler hariç tereyağ, margarin tüketmeyin, zeytinyağı kullanın, ancak her şeye de zeytinyağı eklemeyin, yağlı bir yemeğin yanında yediğiniz salataları yağsız tüketin.
  3. Diyetinize kaliteli yağları içeren; kabak çekirdeği, fındık, badem, ceviz, avokadoyu mutlaka ekleyin.

Miktara dikkat bir gün içinde maksimum çeyrek avokado + 7-8 adet çiğ badem/fındık / 2 yemek kaşığı kabak çekirdeği tüketebilirsiniz. Balık sizin için en iyi besin, hem protein içeriği hem de omega 3 içeriği ile diyetinizde haftada 2 kez tüketin ancak kızartma olmasın KURAL 4: DAHA ÇOK BİTKİSEL PROTEİN Haftada 2-3 kez kurubaklagil tüketin; çorbası, salatası yada yemeği olur, ancak kurubaklagillerin yanında ekmek ve ekmek grubu bir şey tüketmeyin, örneğin salatalarınıza 4 yemek kaşığı kadar haşlanmış kurubaklagil ekleyerek bir öğün yoğurt ile birlikte ekmeksiz tüketebilirsiniz.

Et, tavuk, balık yemenizde sorun yok. Ancak aşırı yağlı tüketmeyin, kızartmayın.4. Tuzu hayatınızdan çıkarın, yerine baharatlar ekleyin. Tanıştırıyım en yakın arkadaşınız tarçın ve vanilya  Tuz ödeme neden olur. Tuzu hayatınızdan tamamen çıkarın, turşu ve maden suyu tüketiminizi de sınırlandırın. Zencefil, zerdeçal, pulbiberi kullanın.

En önemlisi ise tarçın; kan şekerini dengeler, açlık ve tatlı isteğini azaltır, geceden 1 tarçın çubuğu ve 2-3 karanfil ile hazırlanmış su gün boyu tokluk sağlar. Vanilya çubuklarını da tatlı isteğini azaltmada suya katarak kullanabilirsiniz.5. En masum tatlınız; %70 kakaolu bitter çikolata Canınız çok tatlı istediğinde 2 kare tüketebileceğiniz en masum seçenektir.6.

  • Ödemden kurtarıcı çözüm; her gün düzenli 2,5 litre su Su içmeyi hiçbir gün unutmayın, çay/kahve su yerine geçmez.
  • Günde 2,5 litre su için, fazlasını da tüketmeyin ama  7.
  • Diyet dahi olsa paketli gıdalardan uzak durun, gerçek besinler tüketin.
  • Paketli gıdalardan kastettiğim; pirinç, bulgur, süt vb değil, paketli ve katkılı yiyecekler; Örnek: kahvaltılık tahıl gevrekleri, granola vb yerine buğday ruşmeyi ve yulaf ezmesi ( sade) tüketin, kendiniz içerisine meyve ilave edin Bisküvi, kek, Diyet bisküvi ve atıştırmalıklar, yerine grisini, etimek, leblebi, ev yapımı kukiler tercih edebilirsiniz Hazır yemekler tercih etmeyin, meyve ve sebzeleri mevsiminde tüketin.8.

Meyveler YASAK değildir. Meyvelerdeki şeker sizi etkilemez, çünkü vücudunuz bu şekeri metabolize eder. Günde 2-4 porsiyon taze yada kuru meyve yiyebilirsiniz; çok büyük meyvelerden yarım küçük meyvelerden 1 tanesi 1 meyve yerine geçer.9. SOYADAN UZAK DURUNUZ.

  • Soya ve soya içeren yiyecekleri tüketmeyiniz.10.
  • Adet dönemleriniz yakın ve ödem şikayetiniz var ise aşağıdaki su tarifini yapabilirsiniz; Adet dönemleriniz yaklaşınca bol bol dereotu tüketin.7-8 bardak su,1 fincan yeşil çay, önceden demlenip hazırlanmış, 1 orta boy salatalık, yıkanmış, alaca soyulup, ince dilimlenmiş 2-3 dilim doğranmış taze zencefil veya 1 çay kaşığı rendelenmiş olabilir.1 limon, yıkanmış, kabuklu olarak, ince dilimlenmiş 1 küçük elma, yıkanmış, kabuklu olarak dilimlenmiş 5-6 sap taze nane veya 1 tutam kuru nane Tarçın sevenler 1-2 kabuk tarçın ekleyebilirler.

Tüm malzemeleri karıştırıyor ve bir gece buzdolabında dinlendirdikten sonra tüm sürahiyi ara ara içerek bir günde bitiriyorsunuz. Polikistik over sendromu kronik bir problem olabilir ancak kilolu olmak kaderiniz değildir, keyifsiz, aç bırakan diyetler yaparak metabolizmanızı daha fazla yavaşlatmayın, Yaşam boyu sağlıklı ve severek uygulayacağınız beslenme önerileri VE sürdürülebilir, ayda 1-3 kg kaybı sağlayan beslenme programları ile hem kilo hem de diğer sorunlarınıza çözüm bulacaksınız.

Polikistik over doğal yollarla nasıl geçer?

Polikistik Over Sendromu Bitkisel Tedavi, Doğal Çözümler – Polikistik over sendromu bitkisel tedavi yöntemlerini yaşam tarzı değişiklikleriyle paralel bir şekilde uygulamak hastalığın prognozunu olumlu yönde etkileyecektir. Yaşam tarzı değişiklikleri, sağlıklı ve dengeli beslenme ile birlikte günlük spor ve egzersizleri kapsayan bir takım uygulamaları kapsamaktadır.

  • Polikistik over sendromu bitkisel tedavisi için en çok önerilen doğal çözüm soğan kürüdür.
  • Soğan kürü dışında keten tohumu, saw palmetto, hayıt bitkisi, çuha çiçeği yağı, siyah yılan kökü, tarçın da polikistik over tedavisinde önerilen bitkisel doğal tedavilerdir.
  • Polikistik over sendromu sadece bitkisel çözüm ile tedavi edilebilir mi sorusunun cevabı bana göre “Hayır” dır.

Polikistik over bitkisel tedavisi ile ilgili yapılmış kontrollü randomize çalışmalar yoktur. PKOS bitkisel çözümü ile ilgili elimizde bilimsel kanıtlar henüz yoktur. Ben hastalarıma “bitkisel tedavileri kesinlikle kullanamazsın” demiyorum, bilimsel olarak kanıtlanmış polikistik over tedavilerine yardımcı olarak eğer çok istiyorlarsa bu bitkisel tedavileri de kullanabileceklerini söylüyorum.

Polikistik over tüylenme nerelerde olur?

Kadında erkeklik hormonu üretimini artıran durumlar arasında en sık görüleni polikistik over’dir.  Yumurtlama bozukluğu zemininde gelişen bu durumda yumurtalıklardan fazla miktarlarda erkeklik hormonu salgısı olur ve adet düzensizliğine ek olarak sıklıkla tüylenme belirtileri ortaya çıkar.

  • Herhangi bir nedenle “erkeklik hormonlarının” salgısı arttığında kana daha fazla hormon geçer ve kıl köklerine daha fazla hormon ulaşır.
  • Fazladan ulaşan bu hormon kadınlarda normalde istirahat halinde olan erkek tipi kıl bölgelerinde kıl üretiminin artmasına neden olur ve hormon üretiminin derecesine göre hafif veya şiddetli tüylenme belirtileri ortaya çıkar.

Kadınların erkeklik hormonlarının fazlasına hassas olan cilt bölgelerinde kıl üretimi artışı dışında diğer bir sorun da yağ üretiminin artması nedeniyle ortaya çıkan sivilcelenme sorunudur. ​ Erkeklik hormonları istirahat halinde olan kıl köklerini uyardığında oluşan kıllar koyu ve serttir ve bir kez üretim yapmaya başlayan kıl kökü bu sert ve koyu renkli kıl üretimini durmaksızın sürdürür.

​ Kadında erkeklik hormonu üretimini artıran durumlar arasında en sık görüleni polikistik over’dir. Yumurtlama bozukluğu zemininde gelişen bu durumda yumurtalıklardan fazla miktarlarda erkeklik hormonu salgısı olur ve adet düzensizliğine ek olarak sıklıkla tüylenme belirtileri ortaya çıkar. Hormon üretimini artıran ve nispeten ender görülen durumlar böbreküstü bezinin genellikle kalıtsal olan bozukluklarıdır.

Bazı tiroid bezi hastalıkları, hipofiz bezi hastalıkları ve yumurtalıklarda veya böbreküstü bezlerinde hormon salgısı yapan kist veya kitleler de kadında tüylenme sorunu yapabilirler. ​ Sürekli olarak kullanılan bazı ilaçlar da kadında tüylenme sorununa neden olabilen diğer bir etkendir.

Polikistik over stresten olur mu?

ADRENAL PCOS – Vücut stresse girdiğinde Hipotalamus ACTH hormonu salgılar. Bunun sonucunda böbrek üstü bezlerden kortizol, adrenalin,nöradrenalin ayrıca aynı zamanda DHEA, DHEA-S, ANDROSTENEDİON salgılanır.( cevre dokularda testesterona çevrilebilir ) Buyüzdendir ki kronik stress hem vücutta androjen hormon fazlalığına hem de polikistik over sendromuna neden olabilmektedir,Kronik stress uzun vadede aynı zamanda hem bağırsak florası sorunlarına, insülin direncinei karaciğer sorunları gibi birçok sorunlara neden olacak ve vücut kısır bir döngüye girecektir.

Acth’ın adrenal androjenleri uyarmasının nedeni bu androjenler stressin uzun vadeli etkilerinden beyini korurlar.( kortizol ve adrenalin etkilerinden ). Ama kötü bir yanı vardır. Acth ın salgıladığı kortizol ilke acth arasında bir negatif feedback vardır, yani kortizol cok artarsa acth baskılanır ama bu androjen hormonlarla acth arasında negatif bir feedback yoktur.

Yani androjen hormon salınması arttıkça acth baskılanmayavaktır. Ayrıca kronik stresse bağlı yanıtlar uzun vadede bu iletişim de de (HPA AKS İLETİŞİMİ ) sorun oluşturacak ve vücudun stresse normal yanıtında da bozukluklar oluşacaktır. Sonuc olarak kornik stress durumlarında androjen hormon fazlalığı oluşacaktır.Bu da polikistik over ve semptomları demektir.

Polikistik Over Nedir Zararları?

Polikistik Over Sendromu, her 10 kadından birinde görülebilmektedir. Yumurtalıklarda oluşan küçük iyi huylu kistlerle kendini gösteren hastalık, kadınlarda adet düzensizliği ile birlikte tüylenme, kilo alma ve sivilcelenmeye de neden oluyor.

Polikistik over sendromu evlenince geçer mi?

Polikistik over, adet düzensizliği, kıllanma ve kiloda artışla kendini gösterir. En doğru tedavi hastanın şikayetlerine göre doğum kontrol hapı vermek. Bu sendrom evlenince ya da doğum yapınca geçmez. Yara için ilaç kullandım 39 yaşındayım, 2 yıl önce doktor “Rahim ağzında yara var” demişti.

  • Testler yapıldı, ilaç tedavisi verildi.
  • İlaçları kullandım.
  • Ailemdeki kadınlarda rahim ağzında yara ve rahimde kistler var.
  • Tedavi edilmesine rağmen bunların yenilemesi mümkün olur mu? CEVAP Sevgili okuyucum, rahim ağzında yara diye tabir edilen bizim erozyon dediğimiz yapılar genellikle uzun süreli vajinal enfeksiyonlara bağlı gelişen reaksiyonel oluşumdur.

Vajinal smear normal olduğu sürece veya ilişki sonrası kanama yapmadığı sürece genellikle bunlara müdahale edilmesinin bir anlamı yoktur. Enfeksiyon gerilediği zaman yara da vücut tarafından iyileştirilecektir. Ancak tekrar tekrar mikrop alıp enfeksiyon gelişiyorsa yaranın geçmesi zaman alacaktır.

  1. Bu nedenle doktorunuzun vereceği ilaçları düzenli kullanıp aynı zamanda hijyen açısından dikkat etmelisiniz.
  2. Genellikle eşlerin bu gibi durumlarda birlikte tedavi edilmesi daha doğru olacaktır.
  3. Yeniden kanama başlıyor 26 yaşındayım.
  4. Adet kanamam bittikten 3 gün sonra yeniden başlıyor.
  5. Adın doğum uzmanı bir sorun bulamadı.

Acaba bu durum neden kaynaklanmış olabilir ve hangi doktora gitmem gerekir? CEVAP Sevgili okuyucum, kadın hastalıkları ve doğum uzmanı sizde herhangi bir sorun bulamadıysa bir endokrinoloji uzmanına başvurarak adetlerin düzensizleşmesine yol açabilecek tiroid bezi hastalıkları gibi hormonal bir sıkıntı var mı bunu araştırmanızı öneririm.

Hormonların normale dönmesi sağlandıktan sonra sizin adetleriniz de eskisi gibi düzenli olacaktır. Evlenince geçecek mi? 5 yıldır adetim düzensiz.19 yaşındayım. Gitmediğim kadın doğum uzmanı kalmadı. Polikistik over varmış ve doğum kontrol hapı ile adet görüyorum sadece. Hep böyle mi olacak? Evlenince geçer diyorlar doğru mu? CEVAP Sevgili okuyucum, polikistik over sendromu siz menopoza girene kadar geçmeyecektir.

Şu anda sizin en büyük şikayetiniz adet düzensizliği ise doğum kontrolü ilacı sizin için en doğru yaklaşım olmuş, bence kesmeden devam edin. Bu hastalık evlenince ya da doğumdan sonra geçmeyecektir. Bunlar tamemen söylentiden ibaret. Yakın takip edilmeniz, evlendikten sonra da adetleriniz hâlâ düzensizse gebe kalabilmek için üreme tıbbı alanında deneyimli bir hekime